Risale

From Wikiagro.com
Jump to: navigation, search

Namaz tesbihatı olarak kabul edilen bu tesbih çekimi her namaz sonrası yapılmalıdır ve tesbih çektikten sonra dua edilmelidir. Tesbihin buradaki kullanım amacı arka arkaya söylenen her kelimenin takibini kolaylaştırmaktır ve bu nedenle her kelime sonrası tesbihin bir tanesi arkaya alınır. Tesbih aralarında kullanılan nişane ise 33 tekrarın tamamlandığı anlamına gelir. 99 taneli olarak yapılan tesbihlerde 2 durak bulunur ve tamamı bittiğinde namaz tesbihatı da tamamlanmış olur. Bu nedenle namaz ve tesbih ayrılmaz bir bütündür. Tesbih modelleri arasında yer alan farklı pek çok ürünü seçerken ne amaçla kullanılacağı büyük önem taşır. Namaz kılarken tesbih çekmek için satın alınan bir tesbih mutlaka 99 taneli seçilmelidir. Www.tesbihsergisi.com.

Beş vakit farz namazlarımız da ve diğer bütün namazlarımızda rukuda tekrar ettiğimiz ” Sübhane rabbiye’l-azîm” ve secdeye ettiğimizde tekrar ettiğimiz “Sübhane rabbiye’l-a’lâ” tesbihatını bilmek çok önemlidir.Bunların Türkçe anlamlarını yazacağız. Rükû, kıyamda kırâatı bitirdikten sonra, baş ile arka düz olacak şekilde eğilmektir. Bu esnada kadınlar, parmaklarını diz kapakları üzerine kor. Erkekler ise, parmaklarıyla kavrayarak diz kapakları üzerine kor. Kâinatta yaratılan bütün canlılar Allah’ı (cc) anar. Şuur sahibi olarak Allah’ı tesbih eden insan duanın makbul olacağı zaman dilimlerini gözetler. Allah Teala'dan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Her şeye kadirdir."

İnanmayan insanlar da bu dünya hayatının sonucun-da Allah’a kavuşacaklardır. Bir farkla ki kafir olanlar dünya hayatının çekiciliği karşısında kendini kaybetmiş ve Allah’a kavuşacağı günü unutmuş olmanın kendisini düşürdüğü acı akıbetle, Allah’a kavuşacaktır. Müminle kafir arasındaki yegane fark, ruhun kabul-lendiği kıstaslardır. Mümin, Rabbine doğru yürüyüşte kabul ettiği kıstaslar gereği, dünya hayatının anlık çekici-liğini terk etmekle, bazı dünya zevklerinden mahrum kalmış gibi görünebilir. Kafirse, farkını ancak yaşayarak anlayabileceği, fakat yaşadıkları nedeniyle asla erişeme-yeceği ahiret zevkleriyle, bu geçici zevkleri birbirine ka-rıştırır. Yalancı dünyanın zevklerini tatmakla mutlu oldu-ğunu zanneder. Küfretmesi sebebiyle ahiret zevklerinin ne olduğunu dahi öğrenme imkanı hiçbir zaman olmayacaktır.

Onun cenaze namazında yoktum ben, niye yoktum bilemiyorum. Ama Mehmet Emin Ağabeyin cenaze namazını Hocaefendi kıldırdı. Bazı kişilerin Hocaefendi’ye soğuk baktığı dönemdi, buna rağmen Hocaefendi oraya gidince, herkes Hocaefendi’ye saygı duydu, ayağa kalktı. Hocaefendi cenaze yıkanırken geldi, içeriye girdi cenazeyi gördü. Sonra cenaze namazını kıldırdı. Mustafa Sungur Ağabey gelirdi, ceviz ağacına dayanırdı. Sol ayağını veya sağ ayağını diker, elinde bir tesbih sohbet ederdi. Hocaefendi karşısında diz çöker otururdu. Sungur Ağabey kamptan gideceği ana kadar Hocaefendi kampın idaresini Sungur Ağabeye teslim ederdi. Kendisine bir şey sorulsa bile “ Sungur Ağabeye sorun ” derdi. Onun yanında asla ve kat’a hiç konuşmazdı. Sungur Ağabey de hatıralarını anlatırdı.

a- Kendi kendinize böyle bir programa başlamayın. Bilginize, becerinize ve paranıza güvenmeyin. Vaatlerde bulunarak çocuğu ikna edebileceğinizi sanmayın. Uzay mekiği bile vaat etseniz işe yaramayabilir. Komple bir program uygulayın ve bu işte ehil biri ile yardımlaşın. Çocuk dilinden anlamayan insanı hoca diye çocuğun önüne dikmeyin. Bilmek ile bildirebilmek aynı şeyler değildir. b- Bilin ki sabırsız, bir adım yol alamazsınız. Bir Nuh sabrı kadar sabır taşımanız gerekir. Yoksa kendi kendinizi yer tüketirsiniz. Pirinçten de olursunuz, bulgurdan da. c- Yolun bittiğini anladığınızda, ehliyle istişare edin. Gerekiyorsa ezbere son verin. İnsan ve iyi bir Müslüman olarak kalsın, hafız olmasın, zararı yok. Ebeveynliğinizi öldürmeyin.

Kur'an